Erleichda! Selin Saraç. Büyükada'da yaşıyorum.
En sevdiğim renk Pink Floyd.

Yedi yaşıma kadar sokaklarda ve evde büyüdüm, sekiz yaşımda okul okumak için eğitimime ara vermek zorunda kaldım.


Bir gün okuduğum bir kitapta toprağın ölüme neden olduğunu söyleyen bir adam vardı. Bitkilerin yukarı doğru büyüyerek topraktan kaçmaya çalıştığına inanır ve der ki, bir insan ne kadar havaya yakın topraktan uzak şekilde yaşarsa, ağaçların en tepesindeki meyveleri yerse o kadar genç kalır. Bu beni hep düşündürür.
Amy ???????????????????????

Amy ???????????????????????

5/14 17:26 - 2 yorum

Hala izlemeyen varsa. Lütfen.

“ve o gölgeden gelen ruhum yerde süzülerek yatan, yükselecektir.. hiç bir zaman!”

5/12 17:31 - 1 yorum
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Etta James - Something’s Got A Hold On Me (Good Feeling)

Hiroşima için, Nazım Hikmet’ in kendi sesinden okuduğu şiiri: Çocuklar Öldürülmesin Şeker de Yiyebilsinler. Ve çok şaşırtıcı ama Joan Baez Türkçe söylüyor Zülfü Livaneli’nin bestesini.

”Annem, gördüğüm en büyük mim yaratıcısıydı. Saatlerce pencerenin önünde oturur, sokağı gözler, dışarıda olup bitenleri elleri, gözleri, yüz çizgilerinin anlatımıyla canlandırırdı. Onu seyredip gözlemleyerek, duyguları ellerim ve yüzümle canlandırmayı ve daha ileri giderek, insanı incelemeyi öğrendim. Şaşılacak bir yön vardı annemin gözleminde. Örneğin bir sabah Bill Smith’i sokağa çıkarken görmüş ve şöyle demişti: ‘İşte Bill Smith. Ayaklarını sürüyor, kunduraları da boyanmamış. Kızgın görünüyor. Karısıyla atıştığına ve kahvaltısını etmeden çıktığına iddiaya girerim. Kanıtı mı? Kahvesini içmek ve bir şeyler yemek için pastacıya giriyor.’O gün şaşmaz bir biçimde öğreniyordum ki, Bill Smith karısıyla kavga etmiştir. İnsanları bu biçimde gözlemlemek, annemin bana öğretebileceği en değerli şeydi. Çünkü böylece insanlara tuhaf gelen şeyleri öğrendim, anladım, buldum. Bunun içindir ki kendi filmlerim gösterildiğinde, bir gözüm perdede ise öteki gözüm ve kulaklarım seyircidedir. Seyirciyi güldüren ve güldürmeyen şeyleri saptarım.”
-Charlie Chaplin.

”Annem, gördüğüm en büyük mim yaratıcısıydı. Saatlerce pencerenin önünde oturur, sokağı gözler, dışarıda olup bitenleri elleri, gözleri, yüz çizgilerinin anlatımıyla canlandırırdı. Onu seyredip gözlemleyerek, duyguları ellerim ve yüzümle canlandırmayı ve daha ileri giderek, insanı incelemeyi öğrendim. 
Şaşılacak bir yön vardı annemin gözleminde. Örneğin bir sabah Bill Smith’i sokağa çıkarken görmüş ve şöyle demişti: ‘İşte Bill Smith. Ayaklarını sürüyor, kunduraları da boyanmamış. Kızgın görünüyor. Karısıyla atıştığına ve kahvaltısını etmeden çıktığına iddiaya girerim. Kanıtı mı? Kahvesini içmek ve bir şeyler yemek için pastacıya giriyor.’
O gün şaşmaz bir biçimde öğreniyordum ki, Bill Smith karısıyla kavga etmiştir. İnsanları bu biçimde gözlemlemek, annemin bana öğretebileceği en değerli şeydi. Çünkü böylece insanlara tuhaf gelen şeyleri öğrendim, anladım, buldum. Bunun içindir ki kendi filmlerim gösterildiğinde, bir gözüm perdede ise öteki gözüm ve kulaklarım seyircidedir. Seyirciyi güldüren ve güldürmeyen şeyleri saptarım.”

-Charlie Chaplin.

4/15 18:29 - 1 yorum